Bombalı saldırıda beyin damarları çatladı, 80 gün sonra can verdi, 19 ay...

Bombalı saldırıda beyin damarları çatladı, 80 gün sonra can verdi, 19 ay sonra şehit sayıldı

112
0
PAYLAŞ

Suriye’de Barış Pınarı harekâtından sorumlu Uzman Çavuş Oğuzhan Göçenoğlu, 3 Kasım 2019’da komutanının şehit olduğu EYP ile gerçekleşen terör saldırısını gözle görülür bir yara almadan atlattı. Saldırıdan kısa süre sonra rahatsızlanan Göçenoğlu’na Chiari malformasyonu Normal beyincik dokusunun servikal omurga kanalına sarkması teşhisi konuldu.

Bombalı saldırıda beyin damarları yırtıldı, 80 gün sonra öldü, 19 ay sonra şehit sayıldı.

Bombalı saldırıda beyin damarları yırtıldı, 80 gün sonra öldü, 19 ay sonra şehit sayıldı.

Bombalı saldırıda beyin damarları yırtıldı, 80 gün sonra öldü, 19 ay sonra şehit sayıldı.

Kasım 2019’da Suriye’de Barış Pınarı Harekatı sırasında EYP saldırısında komutanı şehit olan ancak gözle görülür bir yara almayan Uzman Çavuş Oğuzhan Göçenoğlu bir süre sonra hastalanarak vefat etti. Sözleşmesi feshedilen Göçenoğlu’nun askeri tören yapmadığı, patlama sırasında beyin damarlarının yırtıldığı ortaya çıktı. Ailesinin başlattığı hukuk mücadelesi sonucunda 19 ay sonra şehit sayıldı.

Bombalı saldırıda beyin damarları yırtıldı, 80 gün sonra öldü, 19 ay sonra şehit sayıldı.

Suriye’de Barış Pınarı harekâtından sorumlu Uzman Çavuş Oğuzhan Göçenoğlu, 3 Kasım 2019’da komutanının şehit olduğu EYP ile gerçekleşen terör saldırısını gözle görülür bir yara almadan atlattı. Saldırıdan kısa süre sonra hastalanan Göçenoğlu’na Chiari malformasyonu Normal beyincik dokusunun servikal omurga kanalına sarkması teşhisi konuldu.

29 Aralık 2019’da “askere uygun olmadığı” gerekçesiyle ihraç edilen ve Denizli ve İzmir’de tedavisi devam eden Göçenoğlu, 17 Ocak’ta tekrar rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede 25 Ocak 2020’de hayatını kaybetti.

ASKERİ TÖRENLER YAPMADILAR

Öldüğü sırada muhafız olmayan Oğuzhan Göçenoğlu, askerî tören yapılmadan Servergazi Mezarlığı’na defnedildi. Baba Abdullah Göçenoğlu, anne Hatice Göçenoğlu ile kardeşleri Yakub Göçenoğlu ve Mustafa Samet Göçenoğlu, Göçenoğlu’na şehitlik unvanının verilmesi için Ankara İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

19 aydır devam eden davada Göçenoğlu’nun ölümünde meydana gelen EYP patlamasının etkili olup olmadığına ilişkin farklı hastanelerden alınan adli tıp raporları incelendi. Hacettepe Üniversitesi’nden bir heyetin bilirkişilik yaptığı davada mahkeme, Uzman Çavuş Oğuzhan Göçenoğlu’nun 9 Eylül 2021’de şehit olduğuna hükmetti.

Oğlunun mezarını özel olarak tasarlayan ve Türk bayrağı motifiyle süsleyen baba Abdullah Göçenoğlu, şunları söyledi:

– Devletime, ülkeme, bayrağıma, milletime ve bu işte doğrudan veya dolaylı olarak etkin veya faaliyet gösterenlere kızgın veya kırgın değilim. Oğlum 3 Kasım 2019 tarihinde EYP patlamasına maruz kalıyor. Fiziksel bir yaralanma yok ama o andan itibaren baş ağrısı ve kulak çınlaması oluyor. Bu durum doktor raporları ile kayıt altına alınmaktadır. O sırada Suriye’den Akçakale’ye getiriyorlar. “İşte bu, geçecek” Ağrı kesicilerle tedavi ediyorlar. Bombadan değil, soğuktan olduğunu söylüyorlar.

KOMUTAN BAKIYORUM DEDİ AMA…

– Akçakale’ye gittim. Denizli’ye getirip bir göz atmak için. Emret “Oğlun da benim askerimse. Ben askerime bakarım” dedim. Oğlumu orada bırakarak geri döndüm. Döndükten sonra her aramamda herhangi bir işlem yapılmadığını öğrendim ve bir hafta sonra tekrar Akçakale’ye gittim. Başhekimden uygun bir rapor istedim çünkü 10 günü aşan bir rapor olursa eve gidebileceğini biliyordum. Oğlumu da getirdim. Bunun üzerine askere gitmeye uygun olmadığı söylendi ve sözleşmesi feshedildi.

TANILANMIŞ MİGREN

– Onu Denizli’de özel bir hastaneye götürdüm. Doktor migren teşhisi koydu. Migren tedavisine cevap vermeyince ağrı da geçmeyince başka bir özel hastaneye gittim. Ona Chiari malformasyonu teşhisi koydular. Yoğun bakıma alındılar. Doktor acil ameliyat olacağını bu yüzden İstanbul’dan kateter getireceğini söyledi. İzmir’de başka bir doktorla görüştüm. “Büyük ya da küçük beyin ameliyatı yoktur. Hemen bize getirin.” Oğlum İzmir’de ameliyat oldu.

GEÇ KALDIĞI İÇİN BEYİNDE ÖDEM OLUŞTU

– Suriye’deki patlamadan haberi olmayan doktor ameliyattan çıktı. “Bu çocuk 2-2,5 ay önce hiç yüksek ses travması yaşadı mı?” dedim. Önünde bomba patladı dedik. Şimdiye kadar tüm migren, menenjit ve Chiari tanılarının yanlış olduğunu söyledi. “Açarken gördüm. İltihaplı olduğunu düşündükleri beyin ampulünün etrafında toplanan beyin suyu. O patlamada beyin damarları yırtıldı. Daha sonra motor basıncının çatladığı damarlar açıldı ve akış başladı. Bu akıntı da geç kalındığı için beyinde ödem oluşmasına neden oldu. Çözemezsek çocuğu kaybederiz” dedim. 8 gün yoğun bakımda yaşam destek ünitesinde tutuldu. Ancak 25 Ocak 02.34’te vefat ettiğini haber verdiler.

BAHÇEDE TOP OYNARKEN YARALANMIŞ GİBİ

– Birim komutanıyla telefonla görüştüm. birim komutanı, “Orduyla olan sözleşmesini feshettik. Şehit diyemeyiz, tören yapmayacağız. dedim. Kendim gömdüm. O gün kendime verdiğim söz, oğlumun şehadetini almak için bir namus borcumdu. Çocuğum babasının bahçesinde top oynarken yaralanmış gibi davrandılar ve acımıza acı çektiler.

“ALLAH ÇOK DAHA İYİDİR”

– Türk adaleti görevini yapmıştır. Oğluma şehit dedi. Bundan böyle oğlumun acısıyla birlikte onurunu ve gururunu da taşıyacağız. Birinci mahkemeye başvurduktan sonra dosya mahkeme tarafından GATA’ya aktarıldı. GATA, 1.5 sayfalık rapor hazırlayarak patlamayla ilgisi olmadığına dair mahkemeye gönderdi. Yine özel çabamla Süleyman Demirel Hastanesi’nden bir heyet raporu aldım. Bu raporda GATA’nın raporunu çürüttük ve raporu nedensellik bağı bulunan mahkemeye sunduk. Mahkemede iki rapor çıkınca, raporlar hakem hastanesi olarak Hacettepe Üniversitesi’ne gönderildi. Hacettepe Üniversitesi, “Nedensellik bağı var” diyerek oğlumun şehadetini tescil etti.

55 yıl sonra şehit oldu ilginizi çekebilir 55 yıl sonra şehit oldu 44 yıl sonra şehit oldu ilginizi çekebilir 44 yıl sonra şehit oldu

Ağrı Ankara anne asker baba beyin bombası Çocuk vakası Denizli Haber İstanbul adliyesinde patlama şehit Suriye Terör trafiği
PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK