İnsanları İzmir’e çeken doğa değil yaşam tarzıEkonomi-ekoloji çatışması bitmeli

İnsanları İzmir’e çeken doğa değil yaşam tarzıEkonomi-ekoloji çatışması bitmeli

25
0
PAYLAŞ

Güler yüzü ve pozitif enerjisiyle halkın sevgisini kazanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, SÖZCÜ Weekend’e konuştu. İzmir’i diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliğinin yaşam tarzı olduğunu ifade eden Başkan Tunç Soyer, şunları kaydetti:

İnsanı İzmir'e çeken doğa değil, yaşam tarzıdır.

İnsanı İzmir’e çeken doğa değil, yaşam tarzıdır.

İnsanı İzmir’e çeken doğa değil, yaşam tarzıdır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “İnsanlar Ankara, İstanbul’dan İzmir’e göç ediyor. Çünkü kutuplaşmadan uzak, yumuşak ve dingin bir yaşamın mümkün olduğunu görüyorlar.”

İnsanı İzmir'e çeken doğa değil, yaşam tarzıdır.

Güler yüzü ve pozitif enerjisiyle halkın sevgisini kazanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, SÖZCÜ Weekend’e konuştu. İzmir’i diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliğinin yaşam tarzı olduğunu ifade eden Başkan Tunç Soyer, şunları kaydetti:

“Liman kenti İzmir’de birbirinin dilini, dinini ve yaşam tarzını bilmeyen insanlar, birlikte yaşamayı, birlikte üretmeyi ve paylaşmayı öğrendiler. Bu aslında demokrasi demektir. Bu nedenle İzmir demokrasinin kalesidir. Bir arada yaşayabilmek, bundan mutlu olabilmek, farklılıkları zenginlik olarak görebilmek. Bu herkesin özlediği bir şey. Bu yüzden insanlar İstanbul ve Ankara’dan İzmir’e göç ediyor. Çünkü orada başka bir hayatın mümkün olduğunu, bu kadar sert, acımasız, acımasız bir iklimin olmadığını biliyorlar. Mesele sadece deniz, doğa değil. Bu yaşam tarzı insanları cezbeder.”

Soyer, geçmişin kültürel birikimlerini günümüzle harmanlayarak bir dünya kenti yaratmayı hedeflediğini belirterek, şunları kaydetti:

“İzmir son 50 yılın, 100 yılın şehri değil. 8.500 yıllık bir şehir ve 8.500 yıldır ayakta kalmış bir şehir. Bu yüzden çocukluğumun birçok lezzetini ve güzelliğini bugün göremesem de şunu biliyorum: Başka bir şey mümkün. Bir tür iade mümkündür. Geçmişin doğal ve kültürel mirasını bir hazine olarak görmek ve İzmir’in geleceğini aydınlatmak için bunun için bir fırsat yaratmak istiyorum.”

UCLG zirvesi İzmir’den parlayacak

Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG) Zirvesi, Cumhurbaşkanı Soyer’in girişimiyle bu yıl Türkiye’de ilk kez İzmir’de düzenleniyor. 9 Eylül’de başlayan zirvenin 2 yılda bir yapıldığını belirten Soyer, “65 ülkeden katılımcımız var. Buradan çıkacak manifesto en az 2 yıl insanlığın gündeminde olacak” dedi.

Ekonomi-ekoloji çatışması sona ermeli

Lüks Ofis aracı yerine çevre dostu bisiklet kullanan Başkan Tunç Soyer, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Şu anda iklim krizi insanlığın önündeki en büyük felaket. Nasıl aydınlanma çağı insanlığın ilerlemesi için insanlığı aydınlatmayı misyon edindiyse, bugün ekolojik düşünce de sadece insanlığı değil, evreni de kurtaracak bir düşünce sistemi üretmektedir. Onun için İklim Değişikliği Departmanını kurduk. İklim değişikliği o kadar büyük bir çerçeve ki, içinde göçten gıda güvenliğine, yerel tohumlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına, çöplerin ayrıştırılıp toplanmasına kadar pek çok unsur var. Her şey iklim değişikliği, iklim krizi ile ilgili. Bu nedenle, ekonomi ve ekoloji arasındaki çatışmayı sona erdirmek ve bu ikisini birbirine yaklaştırmak zorundayız. Kullandığım araçla, yaşam tarzımla, belediyedeki yönetim anlayışımla örnek olmak istiyorum… İklim dostu, doğa dostu bir yönetim yapmaya çalışıyorum.”

SANAT ÖNEMLİ

Gençliğinde 5 yıl gitar ve akordeon çalabilen Başkan Tunç Soyer, sanatın da ekonomik hayat gibi insanlar için vazgeçilmez olduğunu düşünüyor. Salgının ekonominin yanı sıra kültür ve sanat alanında da büyük sorunlara yol açtığını belirten Soyer, “Sokak sanatçılarından tiyatrolara, müzik gruplarına, konserlere ve hatta resme kadar sanatın her dalını etkiledi. Burada ekmeğini kazanan sanatçılar üretemez hale geldi. Belediye olarak Şehir Tiyatrosu’nu kurduk ve Eylül ve Ekim aylarında iki oyunla sahneyi açacaklar. Sinema ofisimiz güçleniyor. Sinema sektörünün İstanbul’da sıkışıp kaldığını düşünüyoruz ve İzmir’de onlara nefes alabilecekleri bir yer açmayı hedefliyoruz” dedi.

Kutuplaşma kültürünün yansımaları var

Merkezi otoritenin yerel yönetimlere iş ve hizmet üretmesine izin vermesi gerektiğini belirten Tunç Soyer, “Maalesef Türkiye’nin o kutuplaşma kültürünün yansımalarını burada görebiliyoruz.” dedi. Soyer, bu konuda karşılaştıkları sorunları iki örnekle anlattı:

“İzmir’in simge yapılarından biri olan elektrik fabrikasının ihalesi yapıldı. SIT olduğu için sadece geri yükleyebilirsiniz. İhaleye 35 milyon bedelle girdik. Bize verilmesi gerekirken ihaleyi iptal ettiler. Bina çürümeye bırakıldı. Burayı bir yaşam alanı, kültür ve sanat merkezi yapacaktık.

Küçük Menderes Havzasında Kaymakçı Mahallesi de bulunmaktadır. Kanalizasyon tarlalara akıyor. Arıtma tesisi kurmamız gerekiyor. İl Tarım Müdürlüğü. ‘Burası tarım arazisi’ diye izin vermiyor. Tarım arazisi olduğu için izin vermediği tarım arazilerini kirletir. Onlar hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü merkezi hükümetle birlikte başarılı olmak istiyoruz.”

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK