Koray Aydın: İktidar sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

Koray Aydın: İktidar sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

40
0
PAYLAŞ

Aydın’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Koray Aydın: Hükümet sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

Koray Aydın: Hükümet sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

Koray Aydın: Hükümet sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

İYİ Parti Teşkilatı Başkanı Koray Aydın, hükümetin hazırladığı sosyal medya düzenlemeleri hakkında açıklamalarda bulundu. Aydın, “Hükümetin sosyal medya korkusu her geçen gün katlanarak artıyor. Hükümet, düzenleme bahanesiyle sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor.” dedi.

Koray Aydın: Hükümet sosyal medyayı kısıtlamaya hazırlanıyor

Aydın’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hükümetin sosyal medya korkusu her geçen gün katlanarak artıyor. Korkularının nedeni açık: Bu alanı “havuz medyası” veya bağlı medyaları gibi yönlendiremezler! Hal böyle olunca da sansürü gündeme getiriyorlar, sosyal medyayı kısıtlıyor hatta yasaklıyorlar. Düzenleme kılıfıyla sosyal medyayı daha da kısıtlamaya hazırlanıyorlar. Hükümetin hazırlamayı düşündüğü, gazetecilere sızdırılan sosyal medya yönetmeliğine göre, “nefret suçu” içeren paylaşımlarda bulunanlar 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Peki nedir bu “nefret suçu”?

Objektif bir kriter var mı? Hayır değil. Peki, bir “nefret suçu” işlendiğine kim karar verecek? Saray tarafından atanan birkaç kişiden oluşacak bir komisyon. Bunun anlamı, iktidara karşı her ifadenin cezalandırılacağıdır. Hükümet, cezalar ve yaratacağı korku iklimi ile kaybettiği gücünü geri kazanacağını düşünüyor. Bilmiyor ki bu kafayla ne kadar giderse sandıkta o kadar tokat yiyecek. Türkiye’de “nefret suçu” kavramı her dönemde farklı yorumlanmıştır.

Bir zamanlar milliyetçiliği “nefret suçu” haline getirmeye çalışanlar vardı. Siyasal İslamcıların “Hepimiz Ermeniyiz” kampanyalarında bu söylemlere karşı çıkanları “nefret suçu” işlemekle suçladıkları hatırlatılıyor. AK Parti’nin bu konuda kötü bir sicili var. AK Parti’nin sosyal medyayı “nefret suçu” gibi belalı kavramlarla kısıtlaması kimseyi şaşırtmayacaktır.

TÜRKİYE’NİN DEMİR PERDE DÖNEMİ GİBİ DÜZENLEMELERE İHTİYACI YOK

Elbette sosyal medya üzerinden kişilik haklarına, milli ve manevi değerlere yönelik saldırılar asla mazur görülemez. Son olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve 31 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7253 sayılı kanunla bir dizi yeni düzenleme yapılmıştır. 5651 İnternet Ortamından Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, ihtiyacı büyük ölçüde karşılamaya başlamıştır. Bu düzenlemede Alman modeli esas alınmıştır. Dolayısıyla Türkiye’nin sosyal medyayı sınırlamak için yeni tedbirlere ihtiyacı yok. Türkiye’nin “Demir Perde” dönemini andıran Singapur modeline ihtiyacı yok.

HÜKÜMET MUHALİF SESLERİ SUSMAK İÇİN YENİ BİR YÜZYIL YÖNETİM KURULU ARIYOR

Hükümet hala sosyal medyayı kısıtlamakta ısrar ediyorsa, art niyet aranmalıdır. Yazılı ve görsel medyanın kapısı zaten muhalefete kapalı. Çeşitli televizyon kanalları ve gazeteler aracılığıyla sesini duyurmaya çalışan muhalefet için sosyal medya neredeyse tek iletişim aracı. AK Parti bu tür yasal düzenlemelerle bu aracı muhalefetin elinden almaya çalışıyor. Bu tür yasal düzenlemelerle tehdit edilen ifade özgürlüğü daha da kısıtlanacak. Buradaki amaç, yıllar önce yazdıklarından dolayı bile adliyelerde bulunan vatandaşların sosyal medyadan uzak durmasını sağlamaktır.

Yapılacak düzenleme ile sosyal medya içeriklerinin güvenli olup olmadığına bir kurulun karar vereceği düşünülüyor. Sosyal medya için de RTÜK’e benzer bir yapı oluşturulacağı belirtildi. RTÜK’ün son dönemde aldığı kararlara baktığımızda bu yapının zaman içinde ve özellikle AK Parti hükümetleri döneminde siyasi kararlar aldığı görülmektedir. Sadece RTÜK’ün değil, AK Parti’nin oluşturduğu diğer komitelerin de ne kadar taraflı olduğu ortadayken, benzer bir sosyal medya komitesinin de aynı şekilde hükümet yanlısı olacağını tahmin etmek oldukça kolay. Yalan haber rekoru kıran “medya yanlıları”nın yalan haberlerine karşı RTÜK ne yaptıysa, sosyal medya için oluşturulacak komite de benzer bir davranış sergileyecek, bu durum çok açık.

YÖNETMELİK AMACI SEÇİMLERE SESSİZ FIRSATLA GİTMEKTİR

Troller görmezden gelinecek ve hükümete karşı çıkması muhtemel gönderiler “güvenli olmayan içerik” olarak değerlendirilecektir. En azından muhalif yayınlayanlar mahkemeye çıkarılacak, hesaplar geçici de olsa kapatılacak, ardından “Bakın kanun karar vermiş, herkes saygı duysun” denilecek. Buradaki amaç en azından muhalefeti susturmak, korkutmak ve sindirmektir. Erken seçim tartışmalarının yapıldığı ve muhalefetin Halk İttifakı’na karşı güçlendiği bu dönemde bu tür yasal düzenlemeleri gündeme getirmekteki amaç açıktır. Amaç; Seçimlere sessiz bir muhalefetle girmek. Amaç, seçimler sırasında birkaç istisna dışında zaten susturulan yazılı ve görsel medyaya sosyal medyayı eklemektir. Amaç, trollerinden ümidini kesen AK Parti ve yandaşlarının sosyal medya hesaplarını susturmaya çalışmaktır. Sosyal medyadaki gündem listelerine bakıldığında AK Parti’nin sosyal medyayı susturmak için neden bu kadar hevesli olduğunu anlamak mümkün. Bazı hükümet yanlısı gazeteci ve yazarlar, “2023 seçimleri yolunda sosyal medyada yayılan asılsız haberlerle kitlelerin manipüle edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor” sözleriyle bu düzenlemeyle ne yapılmak istendiğini açıkça itiraf ediyor.

PROFESYONEL TROLLER SIRADAN VATANDAŞLARA SOSYAL MEDYADA YENİLENİYOR

Sosyal medyadaki en büyük manipülasyon grupları AK Parti’nin kontrolünde. Bu işe ne kadar para yatırdıkları zaman zaman medyaya yansıyor. Trol ordularıyla sosyal medyada terör yayan AK Parti, hükümet politikalarına itiraz eden sıradan vatandaşları da sosyal medyadan yıldırmaya çalışacak. AK Parti tüm mali gücüne ve örgütlenme yeteneğine rağmen sosyal medyaya yön veremiyor. AK Parti hükümetinin sözde profesyonel trolleri sosyal medyada sıradan vatandaşlarımıza kaybediyor. Bu acı gerçek ve bu durum AK Parti hükümetini uykusuz bırakıyor. Cumhurbaşkanı’nın sanık olduğu kişi sayısına bakarsanız, “gözdağı vermek”ten ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. İnsanları mahkeme kapılarından sürükleyerek korkutmak istiyorlar.

ÖLÇEK AYARLAMADIYSANIZ HAVA DURUMUNA GELECEK GÜN

Halk İttifakı paydaşlarına da çağrıda bulunuyoruz: Dün sizi “nefret suçu” işlemekle suçlayanlar, bu tür yasal düzenlemelerle yarın da aynı suçlamaları tekrarlayacaklardır. Dün yaptıkları iftiralara bu sefer yasal bir kılıf uydurmuş olacaklar ve siz de bu belaya ortak olacaksınız. Kanunları güce göre bükmek, teraziyle oynamak gibidir. Yanlış hizaladığın terazi bir gün seni de tartacak. Tüm bu adaletsizliklere ve hukuksuzluklara son vermek, vatandaşlarımıza karşı vicdani sorumluluğumuzdur. Anayasamıza ve evrensel hukuk kurallarına göre herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Herkes düşüncelerini açıklama ve yayma özgürlüğüne sahiptir. Yine anayasamızın 28. maddesine göre basın özgürdür ve sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma özgürlüğünü sağlayacak tedbirleri alır. Tüm bu kural ve ilkeler ortadayken, yapılması gereken özgürlük alanlarını genişletmek, yasak ve kısıtlamaları olabildiğince daraltmaktır.

3 YILI KALDIRMA SÖZLERİYLE GELİYORLAR, KOPYALANACAKLAR

Hükümet ise tam tersini yapıyor, özgürlük alanlarını daraltıyor, yasakları artırıyor. AK Parti’nin yoksulluğu, yolsuzlukları, yasakları ortadan kaldırma sözü vererek iktidara gelmesi üzücü, şimdi ilk seçimde iktidardan düşecekler çünkü tüm bunları kat kat artırdılar. Çünkü AK Parti hükümeti yoksulluğu daha da yaygınlaştırmış, yolsuzluklara bulaşmış ve yasakları olabildiğince artırmıştır. Hükümetin yapmayı düşündüğü sosyal medya düzenlemesi, artan yasakların dramatik bir örneği olarak tarihe geçecek. Yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları yani kendi deyimiyle 3Y’yi ortadan kaldıracağını söylemeye gelen AK Parti, bu sözünün tam tersini yaparak iktidardan gidecek.

AK PARTİ KESİNTİYİ DURDURAMAZSA İLK SEÇİMDE GÜCÜ ÇEKİLECEKTİR

Aslında sosyal medya düzenlemesi AK Parti’nin güç kaybedeceğinin göstergesi ve gün geçtikçe oy kaybettiğinin de itirafı. AK Parti yerel seçimlerde girdiği yenilgi sendromundan çıkamadı, oylarındaki erime sürecini durduramadı ve sonunda iflas etmiş bir tüccar gibi eski defterlere sarıldı. Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu ile eş zamanlı olarak düzenleme bahanesiyle sosyal medya kısıtlamasını gündemine alan hükümet, çöküşü durdurmak için çareler aramaya başladı. İktidar partisi, kendisine daha az oyla kazanacağı bir seçim istiyor, masa başı formüllerden yardım umuyor, muhalefeti devletin gücü ve imkanlarıyla bastırmayı, sosyal medyanın sesini kısmayı planlıyor. Adım adım düzenlemeler erimeyi ve çöküşü durdurmayacak ve AK Parti ilk seçimde iktidardan düşecek.

İYİ PARTİ; SOSYAL MEDYAYI KISITLAMA ÇALIŞMALARINI AÇIKÇA DURDURACAK!

İYİ Parti olarak sosyal medyayı kısıtlama ve muhalif sesleri susturma girişimine net bir şekilde dur diyeceğiz. Korku dağlarını yıkın, engelleri aşan Cesurlar Hareketi olarak Türkiye’yi korkuya dönüştürecek düzenlemelere karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. İYİ Parti olarak tehdit, küfür, hakaret içermediği ve konu suç teşkil etmediği sürece sosyal medya ile yazılı ve görsel medyanın özgürlüğünü mümkün olduğunca genişleteceğiz. Düşünce ve ifadeyi yaymak için tam ve eksiksiz özgürlük sağlayacağız. İYİ Parti iktidarında yoksulluğun, yolsuzluğun, yasakların hüküm sürmediği bir Türkiye inşa edeceğiz.

Yargıtay Başkanı: Sosyal medyada yasal boşluk var ilginizi çekebilir Yargıtay Başkanı: Sosyal medyada yasal boşluk var

AK Parti aydın Cumhurbaşkanı Haber Hükümet İYİ Parti mahkemesi RTÜK’e saldırı seçimi Singapur sosyal medya Meclis Terör Türkiye Yargıtay yolsuzluk
PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK