Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

70
0
PAYLAŞ

Bilim Akademisi, İstanbul’da haftalık ölüm sayısını gösteren verileri açıkladı. Salgının ilk döneminden bu yana haftalık olarak düzenli olarak yayınlanan Bilimler Akademisi’nin grafiği, salgına bağlı ölümlerin resmi olarak açıklanandan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Prof.  Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

2021’de vaka ve ölüm sayılarındaki dalgalanma neredeyse 2020’ye paralel. Salgın aşağı yukarı aynı haftalarda zirve yapıyor. Bu seyir devam ederse Kasım ayındaki ölüm ve vaka sayısı iki katına çıkabilir. SÖZCU’ya konuşan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da “Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz” diyerek, “Hafta sonu kapanışı doğru değil, aşılar hızlandırılmalı, kademeli geçişler yapılmalı…” uyarısında bulundu.

Prof.  Dr. Mehmet Ceyhan: Önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz

Bilim Akademisi, İstanbul’da haftalık ölüm sayısını gösteren verileri açıkladı. Salgının ilk döneminden bu yana haftalık olarak düzenli olarak yayınlanan Bilimler Akademisi’nin grafiği, salgına bağlı ölümlerin resmi olarak açıklanandan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Bilimler Akademisi’nin grafiğine bakıldığında şaşırtıcı bir durum daha dikkat çekiyor. Grafik geçen yıla neredeyse paralel bir dalgalanma izliyor. 2020 yılında Mart ve Nisan aylarında görülen ve birinci dalga olarak kabul edilen vaka ve ölümlerdeki artış, 2021 yılının aynı haftalarında tekrar ediyor.

Türkiye genelinde vaka ve ölüm verilerinin seyri farklı değil.

Buna göre 17-23 Eylül tarihleri ​​arasında İstanbul’da 1674 kişi hayatını kaybetti. Geçen yıl aynı haftada 1501 kişi öldü. 2015 ile 2019 arasındaki 5 yılın ortalaması 1262’dir. Bilim adamları, iki yıldaki farkın Covid’den kaynaklanabileceği konusunda güçlü bir tahminde bulunuyorlar.

Grafik böyle devam ederse önümüzdeki haftalarda çok ağır bir tablonun eşiğinde gibi görünüyor.
Aşıya rağmen 2021 yılında tablodaki eğilim değişmedi ve yeni varyantların yanı sıra geçen yılın kısıtlamalarının tamamen kaldırıldığı akıllara gelebilir.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, SÖZCU için değerlendirmede bulundu.

“Geçen yıl olduğu gibi önümüzdeki haftalarda ağır bir dalgalanma olabilir mi, korkmalı mıyız?” Biz sorduk.

Prof. Dr. Ceyhan’ın çarpıcı tespitleri ve değerlendirmeleri şöyle:

Elbette önümüzdeki haftalarda güçlü bir dalgalanma bekleyebiliriz. Hiçbir önlem almadığımızı görüyoruz. Geçen yıl, en azından kamu sektöründe kademeli bir fazla mesai uygulandı. Bu, toplu taşımadaki kalabalığı azalttı. Okullar kapatıldı ve birçok işyerinde esnek çalışma teşvik edildi.

Şimdi bunların hepsi gitti. Okullar açıldı. Şimdi pencereler açılabilir ama yakında hava soğuk olacak. hemen etkiler

Bir varyant olabilir. Bu varyant çok öldürücü olabilir. Aşı bu varyant üzerinde çok etkili olmayabilir. O zaman beklenmedik rakamlar ortaya çıkabilir.

Mart ve Nisan’da 50-60 bine ulaştığımız gibi… Vaka eğrisi doğası gereği düz değil. Dalgalanmalar var. Bu dalganın ne kadar büyük olacağı, ne kadar önlem aldığınıza ve buna neden olan virüsün özelliklerine bağlıdır.

Üç ana kontaminasyon kaynağı vardır:

Ev, işyeri ve toplu taşıma. Evde hiçbir şey yapamayacağımız için toplu taşıma ve kalabalık iş yerlerinde gerekirse vardiyalı çalışılarak önlem alınmalıdır. Bu sadece kamu tarafından değil, özel sektör tarafından da uygulanmalıdır.

“AŞILAMA HIZLANMALI”

Aşıların hızlı bir şekilde tamamlanması gerekiyor. Çalışmalar ilerledikçe bizler yüzde 80 aşıya ulaşmaya çalışırken diğer yandan aşı olanlar bağışıklığını kaybetmeye başlıyor.

Bu salgın kontrol altına alınacaksa aşılanma oranı artırılmalıdır. Aşı kararsızlığının giderilmesi için ciddi önlemler alınmalı ve önlemler alınmalıdır. Sanılanın aksine sosyal medyada aşı karşıtlığı değil, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki dini ve feodal yapıdır. Burada aşiretlerin, toplulukların ve grupların söylemleri etkilidir. Devletin bu insanlara karşı bir faaliyeti olmalıdır. Bu, önceki yıllarda aşı kampanyalarında yapıldı. Ama bu biraz eksik gibi…

EVİ KAPATMAYIN, SÜREKLİ ÇALIŞMA VEYA VARDİYA DEĞİL

Öte yandan, insanlar bireysel önlemleri daha iyi uygularken, devletin de bazı kısıtlama önlemleri alması gerekir. Bu bir eve dönüş değil. Bunun sorunu çözmediğini gördük. Aksine bütün hafta dışarıda olan insanları hafta sonu için eve kilitlersiniz. Birinde virüs varsa evdekilere daha kolay bulaşır. Önemli olan büyük işyerlerinin bir an önce kademeli fazla mesaiye geçmesi, esnek çalışma uygulaması… Ancak sosyal mesafe sağlanamıyorsa vardiyalı çalışma yapılmalı.

Salgının bir bedeli var. Belki o işletme sahibi bundan hoşlanmaz ama insanlar bundan kurtulamadığı için onlar da zarar görür.

ÖLÜM ORANI İKİ KATLANDI

Şimdi zaten 4. dalgadayız. İlk iki dalga orijinal virüsle birlikteydi. Oradaki ölüm oranı binde 9’du. Ardından Alpha varyantı ile Mart-Nisan aylarında 3. dalga gerçekleşti. Orada ölüm oranı binde 6’ya düştü. Şimdi bu delta varyantı 11’dir. Ölüm oranları önceki üç dalgadan daha yüksektir.

AVRUPA VE TÜRKİYE’DE AZALMA YOK

Bundan sonra böyle mi devam edecek? Kasım ayında artış görecek miyiz açıkçası genel dünyadaki duruma baktığımızda ölüm ve vaka sayılarında kademeli bir düşüş var. Bu azalmayı ağırlıklı olarak Güney Asya ülkeleri ve Orta Doğu ülkeleri oluşturmaktadır. Bundan sonra parkur yokuş aşağı gidebilir.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK