Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren miras kararı

Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren miras kararı

74
0
PAYLAŞ

Varlıklı bir ailenin tek çocuğu olan genç kız, yurtdışında eğitimini tamamladıktan sonra döndüğü Türkiye’de birçok şirkette üst düzey yönetici olarak çalıştı.

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren miras kararı

Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren miras kararı

Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren miras kararı

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren karara imza atan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, evi terk eden ve ailesiyle tüm sosyal ilişkilerini sonlandıran çocuğun, anne ve babası hastayken bile ziyarete gelmediğine hükmetti. ve onların hatırını bile istememişler, vasiyetle mirastan çıkarılabilirler.

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren miras kararı

Varlıklı bir ailenin tek çocuğu olan genç kız, yurtdışında eğitimini tamamladıktan sonra döndüğü Türkiye’de birçok şirkette üst düzey yönetici olarak çalıştı.

İddiaya göre birçok şirketteki meslektaşlarıyla yaşadığı uyumsuzluk nedeniyle sık sık iş değiştirdi.

İş hayatı çalkantılı geçen genç kadının, uzun yıllar anne ve babasını ziyaret etmediği, hatta onların afiyetini bile istemediği iddia edildi.

Milyonlarca liralık servete sahip olan ve çocuklarının işe yaramaz olduğunu düşünen ebeveynler, çocuklarını vasiyetle mirastan reddetti.

Mahkemenin kapısını çalan genç kadın, eğitimini yurtdışında tamamladığını, annesiyle birlikte şirket kurduklarını ve şirket müdürü olarak çalıştıklarını; Anne ve babasını hiçbir zaman ihmal etmediğini, imkanları ölçüsünde onlarla her zaman ilgilendiğini, bir çocuğun ailesine gösterdiği saygı, sevgi ve özeni her zaman gösterdiğini belirtti.

Babası tarafından noterde düzenlenen vasiyetnamede belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, tadilatın haber verilmeksizin ilan edilmesiyle annesi ve kendisinin kurduğu şirketin kullanılamaz hale geldiğini, tescil ve muhasebe işlemlerinin yapıldığını iddia etti. Şirketin belgelerinin annesi tarafından habersiz alındığını ve şirketin işleyişini imkansız kılacak şekilde hareket ettiğini söyledi.

Hayatını devam ettirebilmek için arkadaşlarının desteğini aldığını, babasıyla görüşmelerinin aralıklarla devam ettiğini ancak annesinin babasının ölümünü gizlediğini ve babası tarafından hazırlanan vasiyetlerin onu ortadan kaldırmak için yapıldığını kaydederek, şöyle devam etti: mirastan vazgeçti ve vasiyetin iptalini istedi.

Davalının annesi ise, davacının anne ve babasına gösterdiği ilgiye ilişkin ileri sürdüğü iddiaların, ülkedeki yoğun çalışma hayatı dışında 1998 yılına kadar geçerli olduğunu ve davacının bunu yapabilecek biri olduğunu ifade etmiştir. çalışma hayatı boyunca ortaklarıyla anlaşamayan ve çalıştığı şirketlerdeki uyumsuzluk nedeniyle işten atılan.

Davacının babasının mirastan çıkarılmasını haklı kılan tüm hukuki sebeplerin açıkça kanıtlandığını savundu.

Mahkeme, davacının babasının sosyal ve ekonomik durumu nedeniyle yurt dışında eğitim gördüğüne, çok rahat bir yaşam sürmesine rağmen ticari hayattaki beklentilerinin gerçekleşmediği için aileden ayrıldığına dikkat çekti.

“Buranın bir mezar yeri var mı?”

Mahkeme kararında, “Ailesinin onaylamadığı bir evlilikten sonra boşanmış ve daha sonra nikahsız birliktelik içinde olmuş ve ancak babası tarafından başka kişiler aracılığıyla bulunarak hastalığı sırasında evine getirilmişti. Davacının mirasını ve biyolojik annesini ziyaret etmemek, onun hatırını istememek, nikahsız birlikte yaşamak, kendilerinin ve toplumun genel kabulü dışında ailenin namusuna aykırı sayılan fiillerin yanı sıra; ‘Buranın bir mezar yeri var mı?’ gibi olumsuz ifadeler kullanılarak Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde belirtilen şartlar yerine getirilmiştir. Bu nedenlerle vasiyet eden davacıyı mirastan çıkarmıştır. Mirastan çıkarma nedeni olarak vasiyetnamede belirtilen şartların yerine getirildiğinin davalı tarafından kanıtlanması nedeniyle davanın reddine karar verildi.

Davacı genç kadın kararı temyiz etti. Bölge Mahkemesi Hukuk Dairesi davanın kabulüne karar verdi.

Bu kez davalı karara itiraz edince Yargıtay 3. Hukuk Dairesi müdahale etti.

Emsal kararda, anne ve babasının iyiliğini istemeyen bir çocuğun mirastan reddedilebileceği vurgulandı.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

* Davalının annesi, vasiyetnamede belirtilen kaybın nedenlerini kanıtlamak için tanıklar dinletti. Sanık tanıkları, merhumeyi uzun süredir tanıdıklarını, özel günlerde yanlarında olduklarını, ancak davacıyı hiç yanlarında görmediklerini mahkeme salonunda ilk kez görmüşler; Davacının ailesine haber vermeden ortadan kaybolduğunu belirtmişlerdir.

* Sanık kızının evini daha önce bilmiyordu; Davacının adresi belirlendikten sonra vasiyet eden ve davalının çiçek yaptırarak bu adrese gittiklerini, ancak davacının babasına ‘Ne işin var, neden geldin?’ dediklerini iddia ettiler.

* Bazı tanıklar merhumun kızları olduğunu bile bilmiyordu; Davacının mirasçıya ve davalının annesine karşı ilgisiz olduğu, hastalığıyla ilgilenmediği dinlenen tanıkların ifadeleriyle kanıtlanmıştır.

* Aksine, ciddi ve inandırıcı deliller ve olaylar olmadıkça esas olan tanıkların doğruyu söylemiş olmasıdır.

* Dosyada tanıkların gerçek dışı olayları gerçekmiş gibi ifade ettiklerini kabul edecek yeterli delil ve olgu bulunmadığından, tanıkların sözlerine değer vermek gerekir.

* Bu durumda bölge adliye mahkemesinde dinlenen tanıkların ifadelerine göre davaya konu vasiyetler ve mirasbırakanın davacının kızının mirastan alınmasına gerekçe olarak ileri sürdüğü davalar, davacının kızının mirastan kaldırılmasına sebep sayılabilecek nitelik ve nicelik, kısaca davacının anne ve babası ve kusurlu davranışlarla yerine getirmediği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; Kararın hatalı bir değerlendirme ile yazılı olarak verilmesi usule ve hukuka aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

* Somut olaya yapılan açıklamalar ışığında bakıldığında; vasiyetname ile kendisinin ve annesinin rızası olmadan evden ayrıldığını, döneceğine dair haber gelmesine rağmen gelmediğini, kendisine ve annesine haber vermeden tanımadıkları bir kişiyle evlendiğini, ona bakmaz, bakmaz, ağır hasta olmasına rağmen eve gelmezdi ve haber gönderildi; yıllarca tatillerde ve diğer önemli günlerde eve uğramadı, telefonla aramadı; boşandığı eşiyle nikahsız yaşamak, son dönemde yapılan istek ve şükranlarla eve zorla gelmek, ama hiç ilgilenmediği bir yabancı gibi davranmak; “Bu adamın yatacak bir mezarı var mı?” Kiracılarına özel hayatı ve geçmişi hakkında bazı şeyler anlattığı, anne ve babasının kötü insanlar olduğunu ve bu nedenle davacının ailevi görevlerini ağır şekilde ihlal ederek onu verasetten çıkardığı görülmektedir.

* Bölge Adliye Mahkemesi kararının iptaline oybirliği ile karar verildi. (İHA)

Yargıtay'dan emsal 'trafik kazası' kararı ilginizi çekebilir Yargıtay’dan emsal ‘trafik kazası’ kararı

aile anne baba davası Haberler Kadın kaza mahkemesi trafik kazası Türkiye Yargıtay
PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK