Ketojenik diyete dikkat! Kalp krizi ve inme riskini yüzde 40 artırıyor

Ketojenik diyete dikkat! Kalp krizi ve inme riskini yüzde 40 artırıyor

77
0
PAYLAŞ

Ketojenik diyete dikkat! Kalp krizi ve felç riskini %40 artırır

Ketojenik diyete dikkat! Kalp krizi ve felç riskini %40 artırır

Hızlı kilo vermek isteyenlerin son yıllarda uyguladığı ketojenik diyetin tehlikeleri de büyük… Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, kronik hastalığı olanların bu tür diyetleri yapmaması gerektiğini belirterek, “Araştırmalar, bu tür diyetlerin kalp krizi ve felç riskini yüzde 40 artırdığını gösteriyor.”

Ketojenik diyete dikkat!  Kalp krizi ve felç riskini %40 artırır

Ketojenik diyet kavramı, düşük karbonhidrat, orta protein ve yüksek yağ içeren diyetler için kullanılmaktadır. Ancak daha fazla ve daha hızlı kilo vermek isteyen ya da kilo kontrolünde güçlük çeken kişiler tarafından uygulanan ketojenik diyetlerin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri tam olarak bilinmemektedir. Uzmanlar bu tür diyetlerin özellikle kronik hastalığı olan veya hastalık riski taşıyan kişiler tarafından uzun süre yapılmamasını önermektedir. Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Esen, ketojenik diyet yapmak isteyen kalp hastaları için uyardı.

MEYVE VE SEBZE İÇERİĞİ AZALIYOR

Kardiyolog Prof. Dr. Diyetin adını, vücutta protein yıkım ürünü olan keton yoğunluğunun artmasının bir işareti olarak idrarda görülen ketondan aldığını belirten Prof. Dr. Özlem Esen, Ketojenik diyetler çeşitli şekillerde uygulanabilirken, klasik ketojenik diyette enerji ihtiyacının yüzde 85-90’ı yağlardan, yüzde 5’i karbonhidratlardan ve yüzde 5-10’u da proteinlerden sağlanmaktadır. Enerji ihtiyacı da yağ asitleri ve proteinden karşılanır. Ketojenik diyetin temeli olan düşük veya çok düşük karbonhidrat alımı nedeniyle meyve ve sebzelerin vitamin, mineral ve lif içeriği azalır. Ayrıca sebze ve meyvelerde bulunan fitokimyasallardan da kişi mahrum kalır, bu da bağırsakta yaşayan mikrobiyotanın dengesini bozar.

Bağırsaklarda mikrobiyota adı verilen bakterilerin kısa zincirli yağ asitlerinden tokluk hissi veren hormonların üretimine, kanser önleyici ve bağışıklık artırıcı etkileri olan maddelerin üretimine kadar anahtar mekanizmalarda rol oynadığının bilindiğini belirten Prof. , Prof. Dr. Esen sözlerine şöyle devam etti:

– Bunun da ötesinde, bağırsaktaki bu bakteriler, ihtiyaç duydukları karbon molekülünü bitkisel karbonhidrattan alamazlarsa, hemen yanındaki bağırsak duvarındaki tabakadan alırlar ve böylece bağırsağı koruyan bu bariyer zarar görür ve bir geçirgen bağırsak denilen durum oluşur. Ketojenik diyetlerdeki besinler doymuş yağ ve kolesterol, kimyasal kalıntılar, oksidasyon ve inflamasyon artırıcı maddelerden zengindir.

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Esen

YAĞ KAÇAK KÜTLE KAYBI

Son yıllarda yapılan araştırmalar ketojenik diyetlerin hızlı kilo vermedeki başarısının daha çok yağdan fakir kütle kaybına bağlı olduğunu göstermiştir. Dr. Özlem Esen, Yani insanlar önce vücuttaki fazla sıvıyı (ödem), şeker deposunu, proteini ve mide-bağırsak içeriğini kaybederler. Diğer uzun süreli diyetlerle karşılaştırıldığında, kilo veya iştah kontrolünde hiçbir fark yoktu. Aslında az yağlı vegan bir diyetin özellikle obez bireylerde iştah kontrolü açısından etkili olduğu gösterilmiştir.

YAĞLI KARACİĞER VE KALP HASTALIĞI İLİŞKİSİ

Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, bugün Türkiye’de hareketsizlik, kalori fazlalığı ve yetersiz beslenme nedeniyle gelişen karaciğer yağlanması sıklığının yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de her 100 yetişkinden 30’unun karaciğer yağlanması olduğu tahmin ediliyor. . Yağlanmanın bir adım önünde olan kronik karaciğer hastalığında (hepatit) en sık ölüm nedeni yüzde 43 ile kalp hastalıklarıdır. Uzun süreli ketojenik diyetler, karaciğer yağlanması olan kişiler için faydalı değildir. Kardiyovasküler hastalığı olan veya kolesterol ve yüksek tansiyon nedeniyle risk altında olan kişilerin ketojenik diyet sırasında kötü kolesterol (LDL) seviyelerinde yüzde 20’lik bir artış olduğu belirlendi.

2.5 SÜRE ARTAN ÖLÜM RİSKİ

Esen, “Ayrıca 2018 yılında yapılan bir çalışmada bu tür diyetlerle kilo, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinde hızlı değişkenlik yaşayan kişilerin ölüm riskinin yaklaşık 2,5 kat arttığı, kalp krizi riskinin ise yaklaşık 2,5 kat arttığı bildirildi. ve felç yüzde 40 arttı. Bu nedenle karaciğer yağlanması ve kardiyovasküler hastalık riski olan kişilerin bu uzun süreli diyetleri takip etmeleri önerilmez.

BAŞLICA YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Ketojenik diyete başlamadan önce doktor kontrolünden geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, Karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kandaki kolesterol düzeylerine bakılması gerekiyor. Özellikle hızlı sıvı kaybını dengelemek için yeterli sıvı alınmazsa vücutta dehidrasyon dediğimiz susuzluk gelişir. Yine yağ oranı yüksek bir diyetle karaciğer enzim yüksekliği, kolesterol, trigliserit yüksekliği ve pankreas hasarı (pankreatit) görülebilir. Gut atağı, ürik asit düzeyi sınırda olan veya idrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde görülebilir. Mineral kaybıyla birlikte kanda magnezyum ve sodyum düşebilir. Uzun vadede kemik yoğunluğunda azalma, böbrek taşları, kalp kasında bozulma ve kalp yetmezliği oluşabileceği konusunda uyardı. (DHA)

Hızlı kilo vermenin kolay yolu: Ketojenik diyet ilginizi çekebilir Hızlı kilo vermenin kolay yolu: Ketojenik diyet

böbrek taşı diyet doktor kalp krizi kanser kilo vermek obez ölüm şeker türkiye

Ketojenik diyete dikkat! Kalp krizi ve felç riskini %40 artırır

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK